Edebiyatsız Medeniyet olmaz

Manşet 1. Sayı — Kasım 2025

Din ve Toplum Üzerine

Din ve Toplum Üzerine

Din, ilk insan ile var olan insanlık tarihi boyunca kişilerin ve toplumların hayatına yön veren en güçlü bir olgudur. İnsan, kendi varoluşunu anlamlandırma, evreni ve hayatı yorumlama ihtiyacı duyan düşünen bir varlıktır. Bu ihtiyacını, farklı kültürlerde ve dönemlerde çeşitli inanç sistemleriyle karşılamaya çalışmıştır. Din, tarihin her döneminde, yalnızca bireysel bir inanç değil; aynı zamanda toplumsal düzenin, ahlaki değerlerin ve kültürel kimliklerin de temelini oluşturur. Dinsiz bir toplum düşünülemez. Etimolojik olarak “din” kelimesi Arapça deyn kökünden türemiş olup “itaat, hüküm, yol” anlamlarına gelir. Genel olarak din, insanın yüce yaratıcı ile olan ilişkisini düzenler, ilahi emir ve yasaklar bütünü olarak hayatına yön verir. Din, bireyin inanç ve vicdanında kök salan bir bağlılık ve toplumsal yaşamda düzen sağlayan bir kurumdur. Dinin amacı insana varoluş gayesini hatırlatmak ve hayatına anlam kazandırmaktır. Bu bağlamda din: 

  • İnsana ilahını tanıtmak: İnsanın Allah’ı tanıması ve O’na bağlanmasını sağlar,
  • Ona mutlu bir hayat sunmak: Dünya ve ahiret dengesini kurarak huzurlu bir yaşam ortaya koyar,
  • İlahi ve ahlaki değerleri yaşatmak: Sevgi, saygı, adalet, merhamet, dayanışma gibi erdemleri kişi ve topluma kazandırıp onların hayatında bunları hâkim kılmayı amaçlar.
  • İbadetlerle yaratıcısıyla bağ kurmak: Namaz, oruç, Hac, zekat, çalışmak, cihat, dua gibi ibadetlerle insanın güvenme ve sığınma ihtiyacını karşılar.

İslam’da din, bireysel bir inanç olmanın ötesinde toplumsal düzenin sağlanmasındaki temel referans kaynağıdır. Hukuk sisteminden kültürel geleneklere kadar hayatın birçok alanında belirleyici bir rol oynar. İslâm hukukunda din toplumsal düzeni korumak, barış ve huzur içinde yaşatmak, saygı ve sevgi toplumu oluşturmak gibi birçok önemli işlev görür. Çünkü hayatta helalı haramı, sevabı günahı, iyi ve ya da kötüyü, olması ve olmaması gerekeni belirleyen ve bu konularda hüküm koyan Allah’tır. 

Ona inanmak ve Onun dediklerini kabul edip, onun yolunu izlemek iman ve inancın temel taşlarıdır. Din, insanın varoluşunu anlamlandırma çabasının en güçlü ifadesi olarak bireyin iç dünyasında huzur bulmasında, toplumda düzen ve adaletin tesis edilmesinde en etkin bir rol oynar. Farklı dinler farklı yollar sunsa da din olarak hepsinin ortak amacı, insanı daha erdemli, daha bilinçli ve daha anlamlı bir hayat sürmeye yönlendirmektir. 

İslam, Allah’ın kitabı Kur’an ve peygamberi Hz. Muhammet vasıtasıyla güzel ahlakı insanlara anlatmak, tüm hayatına hakim kılmak için gönderilmiş en son ilahi dindir. Bu dinin kendine özgü bir inancı, yolu, usulü, üslubu ve dünya görüşü vardır. 

Öteki dinlerle İslam’ı ayıran en büyük özellik onun Tek Allaha (Tevhide) olan inancı, hiç bozulup tahrife uğramadan bize kadar ulaşan Kur’an-Kerim gibi ilahi bir kelama sahip olmasıdır. Bir Müslüman olarak görev ve sorumluluğumuzun bilincinde her yerde her zaman: Rabbimiz; Allah, Kitabımız; Kur’an, dinimiz; İslam, Peygamberimiz; Hz. Muhammed sav deriz. Amacımız: Allah yolunda, Allah için, Allah’ın ölçü ve kurallarına göre Kur’an ve Sünnet çizgisinde yürümek ve bu inanç, düşünce ve anlayışla hayatımızı tanzim etmek için mücadele etmektir. 

Arif Altunbaş

Arif Altunbaş

– Hayatın İçinden Bir Kalem 1954 yılının Aralık ayında, Manisa’nın Ahmetli kazasına bağlı Tatar Ocağı (Ataköy) köyünde dünyaya gelen Arif Altunbaş, yedi kardeşin beşincisi olarak köyünün bereketli topraklarında büyüdü. İlk öğrenimini köy okulunda tamamladıktan sonra Uşak İmam Hatip Lisesi’nde orta ve lise eğitimini sürdürdü. Ardından Ankara Aydınlık Evler Lisesi fark derslerini vererek ikinci bir lise diploması kazandı. Gençlik yıllarında azmi, mücadeleci yaratılışı ve çalışkanlığıyla Ankara 19 Mayıs Gençlik ve Spor Akademisi’ne girdi; 1974–1978 yılları arasında Yönetim ve Spor Bilimleri Bölümü’nden mezun oldu. Üniversite yılları ve sonrasında, İslami gençlik hareketlerinin içinde aktif bir rol üstlendi. Milli Türk Talebe Birliği Spor Kolu Başkanlığı, Ankara Yeni Mahalle MTTTB Başkanlığı, Akıncılar Teşkilatı Genel Başkan Yardımcılığı ve Türkiye İmam Hatip Liseleri Mezunları Federasyonu Genel Başkanlığı gibi görevlerde bulundu. Bu dönemde kalemiyle de öne çıktı; Milli Gazete, Yeni Devir, Mavera, Edebiyat ve daha birçok dergide yazıları, makaleleri ve şiirleri yayımlandı. 1980 darbesi sonrası yurtdışına çıkmak zorunda kalan Altunbaş, 1986’da vatandaşlıktan çıkarıldı ve tam 25 yıl boyunca vatansız yaşadı. Bu yıllar boyunca Avrupa’da Müslüman gençlik çalışmalarına öncülük etti; arkadaşlarıyla birlikte Yorum Dergisi’ni çıkardı. Almanya’da Avrupa Milli Görüş Teşkilatı Avrupa İslamcı Gençlik Genel Başkanlığı görevinde bulundu. Avusturya’da öğretmenlik sınavını kazanarak Viyana’da sekiz yıl boyunca İslam Dini öğretmenliği yaptı. Aynı zamanda Pedagoji Akademisi, Doğu Dilleri ve Sosyoloji Fakültesi derslerine iştirak ederek akademik birikimini zenginleştirdi. 2009 yılında Türkiye’ye dönüş yapan Altunbaş, 2013 yılından bu yana Haber7 sitesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. Ayrıca yazıları ve şiirleri Akıncılar Dergisi ile Edebiyat ve Medeniyet dergilerinde yayımlanmaktadır. Bugün Balıkesir’de yaşayan Arif Altunbaş’ın yayımlanmış beş kitabı ve üzerinde çalıştığı yeni eserleri vardır. Onun kalemi, , gençlik yılları ve hareketlerinin coşkusunu, sürgün yıllarının hüznünü İslami düşünce ve edebiyatın derinliklerini bir araya getirerek okurlarına hem şahsi bir yolculuk hem de toplumsal bir hafıza sunmaktadır.

Tüm yazılarını gör →

Yazarın Kitapları

Okur Yorumları

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Fikrinizi belirtmek ve tartışmaya katılmak için giriş yapmalısınız.

İlginizi çekebilir