İslam Medeniyet ve Kültürü yaşıyorsa, yeryüzünde barış, kardeşlik ve insanlıkta yaşıyor demektir.
İnsan kendi meydana getirdiği cehennemde can çekişiyor ise; orada İslam Medeniye ve Kültüründen eser kalmamış anlamına gerlir.
İslam’ ın insanın hayatına hâkim olmadığı yerde, insan da, insanlık da insanın ve onun eserlerinin esiridir.
İslam Medeniyet ve Kültürü ne zaman zirvede olur ise, insan ve insanlığın onuru da o kadar yükselir. İnsan, insanlığını hatırlar ve yaşar.
İslam düşmanı medeniyetler ve kültürler ne kadar ne kadar yükselmişse, insanlık ve insanın onuru da o kadar alçalmıştır.Medeniyetin yükselmesi, insanın yücelmesi anlamına gelmez.
İnsanı yüceltmek isteyenler, İslam’ ı hayatın her kesimine hâkim kılmak yükselirler. Bunu yaparken önce içimizdeki ve dışımızdaki insanı Kur’ an ve Sünnet ile inşa etmelidir. O zaman insan da, eşya da, medeniyet ve kültür de vahyin aydınlığında karanlıklardan kurtulur. Yalanın ve inkârın karşısında insan dimdik ayakta durur. Dünyayı ahtapot kolları gibi saran batı medeniyetinin insanı ve insanlığı kendi cenderesinin girdabında boğması, gezegenimizi omurgasız sürüngenler haline getirmesinin ana nedeni vahiyden kopması ve ona düşman olmasındandır.
İnsanlıktan çıkan/ çıkarılan insanın kurtuluşu, vahyin aydınlığında karanlığın kirlerinden kurtulmakla olacaktır.
İslam âlemi uyanıp ayağa kalkmazsa, dünya insanlıktan çıkan insanların zulüm ve işkencesi altında sürünmekten kurtulamaz.
Müslüman! Vahiy aydınlığının kuvvet ve kudretiyle ayağa kalk!
İnsan onuruna yakışır bir şekilde kıyama dur!
Evrenin en şerefli yaratığı olarak, önce; kendine, ülkene ve coğrafyana, sonra; dünyaya nizam vermeye odaklan!
İslam Medeniyet ve Kültürü yaşıyorsa; İslam, İslam yaşıyorsa; insanlık yaşıyor demektir.